Pandemi sonrası dünyada hızla benimsenen uzaktan ve esnek çalışma modelleri, Türkiye’de de daha yaygın hale geliyor. İş-aile dengesini destekleyecek bu yeni sistemle, esnek çalışma saatleri artırılacak ve yarı zamanlı iş imkanları genişletilecek. Kamu sektöründe de bu dönüşümün başlaması planlanıyor.
Takvim gazetesinin haberine göre, Avrupa'da denemeleri yapılan kısa çalışma haftası modeli Türkiye'de de gündeme gelebilir. Uzmanlara göre, çalışma saatlerinin azaltılması ve haftalık tatil süresinin uzatılması, iş verimliliğini artırıyor. Bu doğrultuda somut adımların atılması bekleniyor.
Bu yeni modelin uygulanması, çalışanların iş yaşamındaki motivasyonunu artırabilir. Ayrıca, işverenler için de verimlilik artışı sağlanabilir. Kısa çalışma haftası, Türkiye'de iş gücü piyasasında önemli bir değişim yaratabilir.
2025’in 'Aile Yılı' ilan edilmesiyle birlikte, kadın istihdamını artırmaya yönelik yeni projeler hayata geçirilecek. Anneler için kısmi süreli çalışma teşvik edilecek, ev kadınlarına esnek iş fırsatları sunulacak. Kamu sektöründe çocuk sayısına bağlı olarak 6 aya kadar izin hakkı getiren düzenlemeler üzerinde çalışmalar sürüyor.
Bu destek programları, kadınların iş gücüne katılımını artırmayı hedefliyor. Ayrıca, aile içindeki yüklerin paylaşılmasıyla, iş-aile dengesinin sağlanması amaçlanıyor. Bu durum, kadınların kariyer gelişimlerine de katkı sağlayabilir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vurguladığı en önemli yeniliklerden biri de tamamlayıcı emeklilik sistemi oldu. SGK’ya ek olarak oluşturulacak bu yeni model sayesinde çalışanlar, emeklilikte ikinci maaş alma imkanına kavuşacak. Sistem, sosyal güvenliği daha sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyor ve 2025 yılı içinde devreye alınması planlanıyor.
Bu sistem, emeklilik döneminde maddi güvence sağlamak için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Çalışanların emeklilik sonrası yaşam standartlarını yükseltmek, sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesine katkıda bulunabilir.
Yeni çalışma düzenlemeleri sadece iş hayatını değil, akademik dünyayı da etkileyecek. Üniversitelerin şehirlerle ve sanayiyle entegrasyonu artırılarak, mezunların iş dünyasına daha hazır hale gelmeleri sağlanacak. Türkiye’nin azalan nüfus artış hızına karşı yeni politikalar geliştiriliyor.
Doğum teşvikleri, aile destek programları ve sosyal yardımlarla demografik yapının güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu politikalar, üniversitelerin iş gücü piyasasına katkısını artırabilir ve mezunların istihdam edilebilirliğini yükseltebilir.
Esnek çalışma, kadın istihdamına yönelik teşvikler, ikinci emeklilik sistemi ve nüfus politikalarındaki yeni adımlar, Türkiye'nin iş dünyasında köklü değişikliklere yol açacak. Bu reformlarla, daha dengeli ve verimli bir çalışma düzeni oluşturulması amaçlanıyor.
Bu dönüşüm, Türkiye'nin ekonomik yapısına ve iş gücü dinamiklerine önemli katkılar sağlayabilir. Yeni sistemlerin uygulanması, iş dünyasında rekabetçiliği artırabilir ve sürdürülebilir bir büyüme ortamı yaratabilir.