CHP, 23 Mart'ta cumhurbaşkanı adayının belirleneceği önseçim için hazırlıklarını sürdürmektedir. İmamoğlu ve ekibi, kampanya sürecine ilişkin çalışmalarını devam ettirmektedir. Yarın CHP Genel Merkezi'nde yapılacak etkinlikte İmamoğlu, adaylık gerekçelerini açıklayacak ve muhalefet partilerini ziyaret etmeyi planlamaktadır.
İmamoğlu'nun önseçim sonrası muhalefet partisi liderleriyle yapacağı ziyaretler, partinin stratejisi açısından önem taşımaktadır. CHP kurmayları, muhalefetin ortak hareket etmesinin gerekliliğine dikkat çekmektedir. Bu bağlamda, İmamoğlu'nun 'milletin adayı' olma hedefi vurgulanmaktadır.
CHP'nin önseçim süreci, parti içindeki konsolidasyonun yanı sıra muhalefetin bir arada durması açısından kritik bir aşamadır. CHP yöneticileri, bu sürecin engellenmeye çalışıldığını belirtmektedir. Ancak, İmamoğlu'nun son üç ayda oy oranının yükseldiği ve ilk turda seçimi kazanacak seviyeye ulaştığı iddia edilmektedir.
Parti kurmayları, önseçimin her koşulda yapılacağı ve İmamoğlu'nun aday olarak belirleneceği konusunda kararlıdır. Bu durum, muhalefet partileriyle olan ilişkilerin de şekillenmesine katkı sağlamaktadır. CHP kaynakları, muhalefet partileriyle yapılan görüşmelerin olumlu geçtiğini ifade etmektedir.
Özel'in muhalefet partileriyle yaptığı ziyaretler, CHP'nin adaylık sürecine dair eleştirileri gündeme getirmiştir. Bazı muhalefet partileri, önseçim kararını erken bulmakta ve bu durumun Mansur Yavaş'ı dışladığını savunmaktadır. Ancak, bu partilerin CHP adayını destekleme konusunda kesin bir taahhütte bulunmadığı belirtilmektedir.
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, CHP'nin erken seçim ve adaylık tartışmalarının kapsamının genişletilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Dervişoğlu, iktidarın erken seçime yanaşmayacağını ve bu nedenle CHP'nin aday belirlemesinin doğru olmadığını belirtmiştir. Bu durum, muhalefetin birlikte hareket etme gerekliliğini bir kez daha gündeme getirmiştir.
Dervişoğlu, Erdoğan'ın anayasaya göre yeniden aday olamayacağına dikkat çekmiştir. Bu bağlamda, 'Erken seçim Erdoğan'ın işine gelir, ona yeniden adaylık yolunu açmış oluyorsunuz' ifadesi, muhalefetin stratejisini etkilemektedir. İki genel başkan, hukuk dışı uygulamalar ve iktidarı değiştirme konusunda ortak bir görüş birliğine varmıştır.
Bu süreçte, muhalefetin birlikte hareket etmesi gerektiği vurgulanmaktadır. CHP'nin önseçim süreci, sadece parti içi değil, ülke genelinde bir değişim arayışının da göstergesi olarak değerlendirilmektedir. İmamoğlu'nun adaylık süreci, muhalefetin geleceği açısından kritik bir dönüm noktasıdır.